34.2 C
Adana
2 Temmuz 2020
Ülke Gündemi

‘Bayramdan sonraki zamanlar daha özgür olacak’

Bakan Koca:


Sıhhat Bakanı Fahrettin Koca, Covid-19 Bilim Kurulu toplantısının arkasından basın açıklaması gerçekleştirdi. Covid -19 pandemisiyle 9 haftadır savaş edildiğini hatırlatan Bakan Koca, bu mücadelenin bir seferberlik içerisinde gerçekleştiğini hatırlattı. Salgına karşı alınmış olan önlemlerin cemiyet tarafınca kabul gördüğünü aktaran Bakan Koca, “Mücadelenin tüm taraflarının işbirliği, her insanın kendi sorumluluğunu üstlenme ciddiyeti bizlere başarı getirdi. Korona virüse karşı mücadelemiz, yakın dönemlerdeki en büyük seferberliğimizdir. Geride bıraktığımız süreçte attığımız ve mücadelemizin anahtarı olan adım, salgının etkisinden korunmak için evlerimize çekilmekti. Halen kontrollü bir halde devam eden bu sürecin mottosu şuydu: Yaşam eve sığar. Salgın bizlere bazı kısıtlar getirirken, bazı özgürlük alanlarımızı büyüttük. Artık evlerimizin, bu savaşı asla risk almadan kazandığımız bölgeler bulunduğunu bilmekteyiz. Evlerimiz bizlere aile saadeti, yaşamın ve kişisel özgürlük alanının biricikliği kadar sıhhat güvenliğini vaat ediyor. Sıhhat güvenliği içerisinde bulunduğumuz devrin en önem taşıyan tarafıdır. Sıhhat güvenliği pandemi koşullarında dünyanın ve hayatımızın yeni ve temel kavramlarından biri olacaktır. Bugün, geride bıraktığımız 9 haftalık mücadelenin, tek tek fakat her zaman beraber uyguladığımız önlemlerin neticelerini alıyoruz. Çilesiz önlem olmaz, yeri geliyor çileye de katlanıyoruz. Fakat korona virüse karşı verdiğimiz önlem esaslı bu savaş, zorluğu minimum mücadeledir. Günlük hayatımızdan fedakarlık yapmak suretiyle verdiğimiz bu savaş, pek bir hayli insanoğlunun hastalığa karşı bizzat savaş etme mecburiyetini önlemiştir, önlemeye devam etmektedir. Ev, hayattır. Ev, hastalığa karşı yaşam olmaya devam edecektir” şeklinde belirtti.


“Yeni olay sayılarımızdaki düşüş, başarı grafiğimizdir”


Korona virüse karşı verilen mücadelenin karnesinin her akşam ekranlarda aktarıldığını anımsatan Bakan Koca, “Yeni olay sayılarımızdaki düşüş, başarı grafiğimizdir. Dün binin birazcık üstünde olan bu sayı, binin altına düştüğünde, bu düşüş, nihai başarının işaret fişeği olacaktır. Hastalığı meydana getiren şey nedeniyle kaybettiğimiz insanoğlu var, ama sayılar azalıyor. Bunun yakın bulunduğunu umuyor, hastalanmaktan asla kaybımızın olmayacağı günlerin de geleceğini düşünüyoruz. Biz sıhhat profesyonelleri, Bilim Kurulu ve salgınla mücadelenin strateji görevlileri olarak umutsuz tek gün yaşamadık. Gelinen noktada bu ümit, önlemlerin minimum meşakkati içereceği sonuca odaklanmıştır. Duygularımızın, alışkanlıklarımızın kabullenmekte zorlanacağı fakat aklın, bunu dikkate almak zorundayım söylediği bir gerçek var. Dünya, virüsten tam olarak kurtulacağımız zamanı bilemiyor. Uzmanlar, bu şekilde bir varsayımda bulunamıyor. Eğer bu öngörülebilir olsaydı, yaşamın tekrardan planlanması yerine bu büyük riske karşı mücadelenin tam olarak neticelenmesi beklenirdi. Ama insan organizmasını salgın eden son virüsün ne vakit etkisiz hale getirileceğini bilmek mümkün değildir. Mücadelenin daha ne kadar süreceğini bilemediğimiz için yaşamı tekrardan planlıyoruz. Tekrardan planlanan hayatta, virüse karşı korunma tedbirlerini ilk plana alıyoruz. Tüm dünyada da bilim insanları bu yönde uyarıda bulunuyor. Bahar havasını ve Ramazan coşkusunu arzu ettiğimiz kadar yaşayamadığımız bugünlerde, hele bayrama birkaç gün kalmışken, söylediklerim bir hayli yakın zamanlar için bir hayli daha müjde yüklü olsun arzu ederdim. Fakat gerçekçi değil” diye belirtti.


“Risk hala dolaşımdadır”


Bakan Koca, erken umudun tedbirleri önemsiz kılabileceğine dikkat çekerek, ”Bizim aramızda dolaşan insanlara teşhis konuyor. Risk hala dolaşımdadır. Virüsün karşılaştığınız kişilerden kimin taşıdığını bilemeyeceğiniz için, yeni hasta birey sayısının azalması sizin için güvence değildir. Sokağa maskesiz çıkılmamalıdır. 1 buçuk metre toplumsal mesafe kuralına mutlaka uyulmalıdır. Bir önlem alınmış, diğerine uyulmamışsa risk önlenmemiştir. Bizlere beklediğimiz hayata hürriyetini tedbirler ve önlemlerin gücüyle devam eden mücadelemiz mutlaka getirecek. Size Bayram günleri için veremediğim haberleri, daha ilerisi için verebilirim. Bayram zamanlarında tedbirlere uyarsak, sonrasında daha özgür olabiliriz. Ama bayramı bir hayli dikkatli geçirmeliyiz. Bayram günleri virüsün tekrardan yayılma günleri olmamalı. Bu bayramı, eski bayramlar benzer biçimde kutlarsak, hastalığın tırmanışa geçmiş olduğu günlere dönebiliriz. Tüm toplumdan istenildiği benzer biçimde, evimizde kalalım. Bayram kutlamalarını ziyaretlere giderek yapmayalım. Anne babalarımıza, büyüklerimize hassasiyetimiz tehlikeli bir yakınlık olmasın. Onlar için en güzel sözleri düşünüp, arayalım. Kalbin kurduğu cümle, bir annenin elini öpmekten daha büyük yakınlık kurar. Bayramdan sonraki zamanlar daha özgür olacak. Evlerimiz riske karşı bizlere bir güvence ortamı olmaya devam edecek fakat tedbirlere uyarak yaşayacağımız daha geniş bir toplumsal yaşamımız olacak. Özgürlüğümüzü, hareket serbestiyetimizi tedbirler güvence altına alacak” ifadelerini kullandı.


“Yayılım riskinin geri dönmesine izin vermemek için gerek duyulan alt yapıyı oluşturacağız”


Sıhhat Bakanlığı olarak, mevzuyla söz konusu tüm Bakanlıklarla aralıksız bir çabalama yürüttüklerinin altını çizen Bakan Koca, “Hareket serbestliğinin arttığı dönemde virüsün tehdidine, fazla yayılım riskinin geri dönmesine izin vermemek için gerek duyulan alt yapıyı oluşturacağız. Evden dışarı çıktığınızda riske karşı kontrolün elimizde olması için bizlere destek verin. Alış veriş ve seyahatte, kendinizi bir güvenlik çemberine alın. Bunu iyi mi yapacaksınız? Asansörden pazar yerine, metrodan işyerine, kuaförden banka veznesine, her yerde Kontrollü Toplumsal Yaşam kurallarına uyarak yapacaksınız. Sıhhat güvenliğinizi riske edecek her ihtimale karşı dikkatli olacaksınız. Bugüne dek olduğu benzer biçimde bundan itibaren da mücadelede etken rol alarak başarımızın büyük ortağı olacağınıza inanıyorum. Mücadelenin birinci döneminde başardık. Bu döneminde de başaracağımızdan şüphe duymuyorum. Bakanlığımız bu günlerde, Kontrollü Toplumsal yaşamın muntazam uygulanması için girişimlerde bulunuyor. Yeni devrin pandemi açısından bazı standartlarını belirlemek, riskleri önlemek için Kültür ve Gezim Bakanlığı, Endüstri ve Teknoloji Bakanlığı, Tecim Bakanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Hakkaniyet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile ortak çalışmalar yaptık. Riskli hareketliliğin olduğu kavşak noktalarına, havaalanlarına, sınır kapılarına, organize endüstri bölgelerine kontrol kurduk, kurmaya devam ediyoruz” açıklamasında bulunmuş oldu.


“Bilim Kurulumuz bu sektörlerle söz konusu çabalama kurallarını belirledi, rehberler hazırlanmış bir halde”


Sıhhat Bakanı Koca, bakanlıklarla yürüttükleri bu hazırlıklarda, çabalama ortamı açısından risk oluşturabilecek, işyeri sayısı bakımından en fazla sektörleri masaya yatırdıklarını aktararak, “Bilim Kurulumuz bu sektörlerle söz konusu çabalama kurallarını belirledi, rehberler hazırlanmış bir halde. 20 Mayıstan itibaren işyerlerinin girişinde, o işyerinde uyulması gerekli kuralları gösteren afişler ve çabalama rehberleri ile karşılaşacaksınız. Yaşam Eve Sığar mobil uygulaması üstünden vatandaşlarımız bu iş yerlerinin Bilim Kurulumuzun hazırladığı rehberle uyum derecesini puanlandırabilecek. Bu şekilde bir denetim ağı oluşturacağız. Vatandaşlarımız Kontrollü Toplumsal Yaşam döneminde, mücadelede bir tek kurallara uyan taraf değil, kuralları denetleyen taraf olacak. İş yerlerinin girişlerinde asılı afişlerde iş yerinin mekân durumu, belirlenen kurallar içerisinde çabalama saati ve bir arada bulunabilecek azami insan sayısını göreceksiniz. Ek olarak detaylı çabalama rehberleri de bulunacak.Bilim Kurulumuz, hemen hemen kapalı olup sadece bu normalleşme süreci takvimi içerisinde açılabilecek iş bölgeleri için de rehberler hazırlamaktadır. Bir kısmı şimdiden hazır durumdadır” şeklinde belirtti.


“Şimdiden kullanıcı sayısı 10 milyonu aşan bu uygulama, evden çıktığınızda rehberiniz olacak”


Kontrollü toplumsal yaşamı kolaylaştıracak mobil uygulamayı hatırlatan Bakan Koca, şu ifadeleri kaydetti:

“Şimdiden kullanıcı sayısı 10 milyonu aşan bu uygulama, evden çıktığınızda rehberiniz olacak. Bulunduğunuz bir alanda yada gitmek istediğiniz yerde ne seviyede riskli bir durumla karşılaşabileceğinizi görüp, anında önlem alabileceksiniz. Mobil uygulamanın bir hayli önem taşıyan bir öteki fonksiyonu da şudur: Bireyler risk taşımadığını, hasta birey yada temaslı olmadığını bu uygulama aracılığıyla gösterebilecek. Uçağa binerken bu uygulama özgür giriş kartı olacak. Hastalıkla mücadelenin bu döneminde gezi ederken bizlerden risk taşımadığımızı göstermemiz istenecek. Bu data, dünyada artık karşılıklı bir haktır. Salgınla bulaşan hastalıkla söz konusu data, toplumsal yaşama katılım ilgili olduğunda, hususi bir data değildir. Bu uygulamaya, öncelikli olarak şehirlerarası ulaşımda geçiyoruz. Mobil uygulama üstünden alacağınız kodu kullanarak tayyare ve tren seyahati yapabileceksiniz. Seyahatlerde, sıhhat durumlarının kontrolü, söz konusu gezi şirketi tarafınca sağlanacak ve buna bakılırsa önlem alınacak. Sonradan, bir yolcuya eğer virüs bulaştığı tespit edilirse seyahat esnasında temas etmiş olduğu şahısların takip edeni yapılacak. Tüm ulaşım süreçlerinde Yaşam Eve Sığar Mobil Uygulaması üstünden HES kodu oluşturulabileceği benzer biçimde, kısa ileti kanalıyla da HES Kodu alınabilecek. Bu şekilde seyahatlerde tüm yolcuların en üst düzeyde güvenliği sağlanmaya çalışılacak. HES kodları vatandaşa hususi üretilmiş tekil kodlardan oluşuyor. Kodun kontrolü ve yönetimi tamamen kişinin kendi elinde olacak. Bu, T.C. Kimlik Numarası benzer biçimde durağan(durgun) değildir. Her paylaşımda değişik bir HES kodu oluşturulabilecek. Kod ile birlikte kimse kimlik numarası benzer biçimde kişisel bir veriyi başkasıyla paylaşmak zorunda kalmayacak. Önümüzdeki günlerde mobil uygulama ve HES kodunun yaygın kullanılması hayatımızı kolaylaştıracak. Covid 19 pandemisi, bir tek sağlığı değil, toplumsal yaşamın, çabalama yaşamının, insan etkinliğinin birliktelikle gerçekleştiği alanların neredeyse tamamını içerecek tedbirler gerektirmektedir. Salgın süresince bir tek insanoğlu hasta birey olmadı. Riskle bir tek kişiler karşılaşmadı. Ekonomiler de, tecim de, eğitim de salgın karşısında zayıf düştü. Pandemi ile mücadelenin bir cephesi de kültürel yaşamdan ekonomiye tüm yaşamın tekrardan sıhhat bulmasını amaçlayacaktır. Tüm bunlarla beraber dünya bir gerçeği de algı etti. Her işin başı sıhhat cümlesi, salgın karşısında gerileyen her şeyi ihtiva eder. Ülkemizde sağlığa meydana getirilen yatırımlar, büyük bir isabettir. Başta kendimizin görevli olduğumuz sıhhat güvenliğimiz, fazla bir haktır. Sıhhat yatırımları, toplumsal refahın şartıdır”


Neşra Durmaz

İlgili Mesajlar

Mahsur kalmış olduğu çatıda bağdaş kurarak kurtarılmayı bekledi

admin

Görevlileri görünce tekneyi suya batırarak kaçtılar

admin

Kanser savar olarak bilinen ‘Işkın’ tezgâhlarda yerini aldı

admin

Yorum Yap